Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Linkler | Hakkımızda | İletişim

     

 

Siyasal İletişim

 

Siyasal iletişim, belli ideolojik amaçlarını, toplumda belli gruplara, kitlelere, ülkelere ya da bloklara kabul ettirmek ve gerektiğinde eyleme dönüştürmek, uygulamaya koymak üzere siyasal aktörler tarafından çeşitli iletişim tür ve tekniklerinin kullanılması ile yapılan iletişim olarak tanımlanabilir. Bu tanımda zorluk, hangi siyasal örgütün ne zaman ve nasıl bir siyasal iletişimde bulunacağı ve bunun uygulamaya dönüşümünün nasıl olacağındaki farklılıkların bulunmasıdır. Burada önemli olan husus, hangi örgütlerin/aktörlerin iletişiminin siyasal iletişim olacağı ve bu örgütlerin hangi mesajlarının gerçekten siyasal iletişim sayılıp sayılmayacağı hususlarıdır.

 

Siyasal İletişim Olgu ve Süreci

Siyasal iletişim süreci genel unsurları açısından, iletişim olgu ve sürecine benzerlik gösterir, hatta aynıdır denilebilir. İletişim olgu ve sürecindeki 5 öğe; verici, alıcı, kanal, mesaj ve geri besleme (feedback) iletişim olgu ve sürecinde de aynen ya da biraz farklılıkla vardır.

Siyasal iletişimin tam olarak meydana gelebilmesi için bu 5 öğenin etkili olarak kullanılması ve her birinin işlevsel olarak iletişim olgu ve sürecinde yerini alması gerekir.

Tüm bu genel benzerlikler içerisinde siyasal iletişimi, genel iletişim olgu ve sürecinden ayıran en önemli özellikler, öncelikle verici kaynak ya da siyasal iletişimde bulunanların farklılığıdır. Siyasal iletişimde mesajı verenler genelde örgütlü yapılardır. Bu mesajlar çoğunlukla ya doğrudan siyasi kimliği olan yerden verilir ya da toplum / belirli bir grup, topluluk adına hareket eden belirli bir kişi ya da gruplar tarafından verilir. Bunların bir kısmı, yaygın adı ile “kamuoyu” adına oluşturulur, gündeme getirilir ve ilgili hedef kitleye aktarılır.

 

Siyasal Pazarlama

Siyasal kampanyaların tasarımında ve uygulanmasında günümüzün toplumsal ve siyasal dinamikleri dikkate alındığında pazarlama disiplini, son derece işlevsel bir çerçeve sunmaktadır. Pazarlamanın genişleyen ekseni olarak adlandırılabilecek süreç, değiş-tokuş kavramını odak almıştır. Değiş-tokuş, insanların arzu ettikleri nesneleri elde etmede kullandığı yol olarak tanımlanabilir. Pazarlama ise değiş-tokuşa yönelik gereksinim ve isteklerin doyurulması amaçlı karar alma süreçlerini kapsamaktadır. Bu süreç, iki taraf arasında iletişim ve dağıtımın gerçekleştiği ortamlar içinde gelişir.

Pazarlama, özellikle değiş-tokuşun nasıl yaratılacağı, değerlendirilebileceği, yapılandırılacağı ile ilgili bir çerçeve içinde tanımlanır. Bu yaklaşımda, siyasal partiler adaylar ve fikirleri bir ürün olarak kabul edilir ve parasal olmayan bir değiş-tokuş süreci içinde değerlendirilir.

Bir diğer yaklaşım, pazarlamayı, “kite davranışlarını etkilemek için yönetimsel bir teknikler bütünü” şeklinde tanımlayarak, pazarlamanın iki temel karar alma alanı olduğunu kabul eder. Söz konusu karar alanları:

a)      İkna edici iletişim –özellikle reklam ve kişisel satış,

b)      Ürün tasarımının ve ürünlerin dağıtımında tüketicilerin davranış kalıplarına uygunluğunu sağlama kararlarıdır.

 

Kurumsal Marka Olarak Siyasi Parti ve Kurumsal İletişim Yönetimi

Marka, rekabetçi bir pazarda rakiplerinden farklılaşmanın, müşteri, seçmen ya da gönüllülerin sadakatini sağlamanın, rekabetçi saldırılara karşı direnmenin en etkin aracı olarak görülebilir. Siyasal bağlamda markalaşmayı iki boyutta ele alabiliriz: Bunlardan ilki siyasi partiler, diğeri ise kişi olarak siyasetçilerdir (adaylar).

 

Sayfa: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6

 

 

 e-mail:
mentesoglualper@hotmail.com

   Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Hakkımızda | İletişim