Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Linkler | Hakkımızda | İletişim

     

 

PROPAGANDA

Yirminci yüzyılın başlarında, kamuoyu, siyaset biliminin başlıca inceleme konularından birisi iken, psikolojik harbin, Birinci Dünya Savaşında ilk kez uygulanmasıyla ve kitle iletişim olanaklarının artmasıyla birlikte, propaganda olgusunun analizi öncelikli bir konuma gelmiştir.

 

Propaganda Kavramının Tarihçesi

Propaganda terimi 1622 yılında Roma Katolik Kilisesi tarafından oluşturulan Congragatio de Propaganda Fide, ya da İtikatı Yayma Cemaati’nden kaynaklanmıştır. Bu dönem aslında Protestan kiliselerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan dinsel devrim dönemiydi (reformasyon) ve anılan cemaat, Roma Katolik Kilisesi’nin karşı-devriminin bir parçasıydı (Werner-Tankard, 1994, s.154).

Roma Katolik Kilisesi Devleri, yukarıda belirttiğimiz gibi, tarihte ilk kez, eylemini “propaganda” olarak nitelemiştir. Kilisenin, ayinlerde cemaate kutsal metinleri öğretirken, heyecanı arttırmak için, müzikten yararlanmayı akıl etmesi de bir propaganda etkinliğidir. Kilisedeki ayin sırasındaki iletişimin, yalnızca sözlerle değil, inanan insanların aynı yerde birbirleriyle karşılaşmasıyla, kilisedeki dekorla ve merasimlerin biçimsel öğeleriyle, birlikte duyulan heyecanlarla, birlikte dökülen gözyaşlarıyla tamamlanan bir propaganda olgusu olduğunu ifade edebilmek mümkündür. 

Siyasal propaganda gerçek anlamıyla Fransız Devrimi’nden sonra başlamıştır. İlk propaganda söylevleri, ilk propaganda görevlileri, Domenach’ın işaret ettiği gibi devrim komitelerinden, devrim kulüplerinden ve devrim meclislerinden başladı. İlk propaganda savaşına ve ilk savaş propagandasına bunlar girişti (Domenach, s.26).

Kamuoyunu etkilemek için yaratılan simge ve sloganların halk tarafından benimsenmesi ve kitle haberleşme araçlarının gelişmesi, insanları etkileme sanat ve bilimini çağdaş kültürün önemli bir parçası haline getirmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında propaganda etkinlikleri kamuoyunu önemli ölçüde meşgul etmiştir. Savaşan ülkelerin askerlerinin ve sargılar içindeki yaralıların konuşturulduğu mitingler, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sinemalarda “dört dakikalık insanlar” tarafından yapılan konuşmalarda işlenen acımasızlık öyküleri bu tür etkinliklere örnek sayılabilirler. Bu dört dakikalık konuşmacılar bu süreye kesinlikle uymakta ve düşman ülkeye karşı nefret uyandırmak amacına hizmet etmekteydiler.

İkinci Dünya Savaşı esnasında da propaganda, müttefik kazanmak, tarafsız ülkelerle iyi ilişkiler kurmak, düşmanın itibarını azaltmak ve O'nu zayıf düşürmek amacıyla yoğun biçimde kullanılmıştır. Savaş sırasında propaganda, daha önce olduğu gibi, ordulara eşlik etmiş ve çoğu zaman savaş stratejilerinde onlardan önce gelmiştir.

Özetle, 18.yüzyılda, laik örgütler siyasal görüşlerin yayılmasıyla ilgilenmeye başladılar; 19. yüzyılda ekonomik görüşlerin propagandası, ticari ürünlerin reklamları gelişti ve 20. yüzyılın ilk yarısı ise yüzlerce özel çıkarın propaganda yöntemleriyle yaygınlaştırılmasına, aynı zamanda da demokratik devletlerce gerçekleştirilen iyi örgütlenmiş propaganda çabalarının ve otoriter devletlerde tekelci yönetim propagandasının gelişmesine tanık oldu.

 

Sayfa: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7

 

 

 e-mail:
mentesoglualper@hotmail.com

   Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Hakkımızda | İletişim