![]() |
![]() |
|
|
Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Linkler | Hakkımızda | İletişim |
|
Kurumlarda Etkili İletişim
Bir örgüt içinde iletişimin işlevlerini dört grupta toplayabiliriz. Bunlar: Bilgi sağlama işlevi Etkileme ve ikna etme işlevi Birleştirme işlevi Emir verme ve öğretim-eğitim işlevidir.
Örgüt Kuramları ve İletişim Örgüt kuramlarını incelemek, örgütlerde iletişim sistemlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Örgüt kuramlarını ve onların iletişime nasıl baktığını, iletişimin önemini ve işlevini nasıl tanımladıklarını, klasik, davranışçı ve çağdaş olmak üzere üç örgüt kuramı açısından özetleyerek şu şekilde inceleyebiliriz:
Klasik Kuramlar Taylor ve Bilimsel Yönetim Kuramı Bilimsel yönetim ya da Taylorizm olarak adlandırılan bu kuram, fabrikada yapılan işlerin bilimsel yöntemlerle analizinin yapılabileceğini ve sonuçta en verimli çalışma şeklinin bulunup standartlaştırılabileceğini ileri sürmektedir. Taylorizm’in temel amacı, işçinin verimini arttırmaktır. Bunun yöntemi ise işçinin üretim sırasında yapacağı hareketlerin yöneticiler tarafından tanımlanarak ayrıntılandırılması, planlanması, örgütlenmesi ve denetiminden geçmektedir. Taylorizm, insan unsurunu istenilen biçimde yönlendirebilecek pasif, duygusal bir varlık olarak niteler. Örgütü, insanlardan oluşan bir makine gibi kabul eden bu kuramda, insanın toplumsal yönü önemsenmediği için de dikkate alınmamıştır.
Fayol ve Yönetim İlkeleri Önemli bir Fransız sanayicisi olan Fayol,1961 yılında yayınladığı Administration Industriell et Generale adlı eserinde yönetimin beş temel unsurunu planlama, örgütleme, yöneltme, eşgüdüm ve denetim olarak tanımlamıştır. İşletmelerdeki sorunların genellikle yönetsel beceri eksikliğinden kaynaklandığını belirten, insan davranışlarını derinlemesine incelememiştir.
Weber’in Bürokratik Modeli Klasik kuramın gelişmesinde Max Weber’in bürokratik modeli önemli rol oynamıştır. Weber’e göre bürokrasi, büyük ve karmaşık örgütleri yönetmek için kullanılabilecek en verimli sistemdir. Bürokrasinin temelini konum ve her konuma tanınan otorite kullanma hakkı oluşturmaktır. Otorite ise akla ve hukuka dayanmakta, kişilere değil onların doldurduğu konumlara tanınmaktadır. Bu nedenle yetkililer, otoritelerini ve dolayısıyla görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmek için bürokratik yapı oluşturmak zorundadırlar. Kural ve talimatlarla yönetilen bürokratik örgüt yapısı, belirli bir hiyerarşiye göre oluşturulmakta, görevlendirilmeler ise kişilerin teknik becerilerini temel alınarak gerçekleştirilmektedir.
Davranışçı Kuramlar Hawthorne Araştırmaları Davranışçı akımla ilgili kuramların oluşturulmasında Hawthorne deneyleri son derece önemli rol oynamıştır. Çalışma koşullarının verimlilik üzerindeki etkilerini belirlemeyi dolayısıyla klasik kuramların geçerliliğini sınamayı amaçlayan bu araştırmaların bulguları şu şekilde özetlenebilir. Yönetim, işgörenlere önem ve ilgi göstermesi durumunda onların verimliliği yükselmektedir. Dolayısıyla ekonomik, kuralcı, akılcı yöntemlerden çok sosyo-psikolojik etmenler, verimliliğin yükselmesinde daha etkili olmaktadır. İşgörenler, yalnızca biçimsel örgüt yapısı içinde değil, ait olduğu grubun bir üyesi olarak insani özellikleriyle değerlendirilmelidir.
Likert Likert, emir kumanda yöntemiyle uygulanacak sıkı denetimin yararlı sonuçlar doğurmayacağını savunur. Likert’e göre verimlilik sürekli olmalıdır. İşgörenler üzerinde uygulanan baskı, tehdit ve göz açtırmayan gözetimin, verimi kısa sürede arttırabileceğini fakat bunun geçici ve aldatıcı olduğunu, moral bozukluğu, işten ayrılma, yeni elemanların bulunma güçlüğü, üretimin amaçlı olarak yavaşlatılması, grevler ya da yeni yöntemlere direnme gibi olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtir. Likert, sorumluluk duygusunun insanın doğal bir özelliği olduğunu düşünür. Bireyin sorumluluk yüklenme isteğinde ortaya çıkabilecek olumsuzlukların nedeni ise yönetimin yetersizliğinden kaynaklandığını ileri sürer. Bu nedenle yönetimin, çalışanlara sorumluluk duygusu aşılamak için, çalışanların yaptıkları işlerle ilgili düşüncelerinden yararlanması gerektiğini belirtir. Çalışanların görüşlerini alma, onları işin içine katma çabalarının sözde değil samimi ve gerçekçi eylemlerle, inandırıcı bir şekilde olmasını ister.
Çağdaş Örgüt Kuramı Toplam Kalite Yönetimi Toplam Kalite Yönetimi, müşteri beklentilerini her şeyin üzerinde tutan ve müşteri tarafından tanımlanan kaliteyi, tüm faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ürün ve hizmet bünyesinde oluşturan bir yönetim biçimi olarak tanımlanmaktadır. Toplam kalite yönetiminin temel amacı, örgütte değişimi yönetebilmek ve müşteri isteklerinin karşılanması anlamında “kaliteye” ulaşmaktır.
Performans Geliştirme, Süreç Yönetimi ve Sürekli Süreç Denetimi Toplam kalite yönetimi, makine ve teknolojik yenilikler ile sağlanan performans geliştirme yöntemlerine ek olarak örgütte bulunan herkesin süreç geliştirme faaliyetlerine etkin olarak katılımını öngörmektedir. Toplam kalite yönetiminin temel felsefesi olan, “Kaizen” yani sürekli geliştirme yaklaşımı bu anlayışın özünü oluşturmaktadır.
Örgütlerde İletişim Sürecinin İşleyişi Örgütsel iletişim yapısal olarak biçimsel ve biçimsel olmayan türde karşımıza çıkar. Biçimsel iletişim, örgütte örgütsel kurallar doğrultusunda gerçekleştirilen, örgüt üyelerinin kişiliklerinden soyutlanmış, statüler arası bir iletişim türüdür. Biçimsel olmayan iletişim ise çalışanların oluşturdukları biçimsel olmayan gruplar ve bu gruplar arasında gerçekleşen kişiler arası bir iletişimdir.
Biçimsel Örgüt yapısı ve İletişim Sistemi Biçimsel örgüt yapısı, örgütleme süreci sırasında planlanarak, bilinçli bir şekilde kurulur. Örgüt üyeleri ve diğer ilgililerce resmi olarak tanınan biçimsel örgüt yapısı, mevkileri ve birimleri, bunların hiyerarşik düzeylerini, aralarındaki ilişki ve iletişim kanallarını yansıtır. Bu yapı içinde, her üyenin diğerlerinkinden az-çok farklı biçimsel rolü ve statüsü vardır. Üyelerden rollerine uygun davranmaları beklenir. Biçimsel yapı, üyelerin davranışlarına yön ve biçim verir. Üyelerin davranışlarını önceden tahmin etmemizi sağlar. Böylece örgüt, belirli bireylere bağımlı olmaktan çıkarak “kurumsal” bir nitelik kazanır. Kişiler değişse de yapı aynı kaldığı ve geçerli olduğu sürece, insanların hangi davranışları niçin ve nasıl yapacakları az ya da çok tahmin edilebilir. Örgütün biçimsel yapısı, örgüt şeması olarak adlandırılan diyagramda gösterilir. Bu şema, biçimsel örgütün haritası gibidir.
|
|
e-mail: |
Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Hakkımızda | İletişim |