![]() |
![]() |
|
|
Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Linkler | Hakkımızda | İletişim |
|
KRİZ YÖNETİMİ
Krizler –kavramsal olarak- beklenilmeyen durumlardır. Beklenilmeyen durumlara hazırlıklı yakalananlar ile hazırsız yakalananlar arasında doğal olarak fark vardır. Rekabet ortamında krizlerden “az yara ve az hasarlı” çıkabilmek için öncelikle kriz gerçeğini kabul etmemiz ve gerçekleşebilecek krizlere karşı alternatif planlarımızın hazır olması gerekiyor. Krizleri fırsata dönüştürebilmek için ise, çağdaş dünyanın benimsediği kriz iletişimi yönetimini günün doğal akışı içinde bir yerlere oturtmalıyız. Boston College öğretim üyelerinden ve Uluslar arası Kriz Yönetimi Enstitüsü (ICM) yazarlarından Donald Fishman, 20. yüzyılın başında, demiryolu, elektirik ve enerji üretimi alanında çalışan şirketlerin halkla ilişkilerin önemini keşfettiklerini belirtirken, bu yüzyılın sonunda dikkati çekecek bir şekilde petrol ve kimyasal üretim alanında iştigal eden şirketlerin bu mesleğin sundukları ile buluştuğunu belirtmektedir. Riskin yoğunluğu ve ortaya çıkma olasılığı halkla ilişkiler gibi kamuoyunda kanaatleri etkileyen bir meslek disiplininin önemini de ortaya çıkartmaktadır. Bu nedenle, sözü edilen sektörlerde bulunan şirketlerin kriz iletişimi programlarını benimseme ve uygulama olasılıklarının daha yüksek olduğunu ifade etmektedir. Bu noktada ICM iki noktayı özellikle vurguluyor. Bunlardan ilki süratli ve doğru karar vermeye yönelik kısım. Krizin bir an önce kontrol altına alınması gerekir ki diğer tarafta günün doğal çalışması sürebilsin. İkincisi ise; yönetimin krizin üstesinden gelebilmek için yeterli kaynağı ayırmak konusundaki tutumudur.
Krizin Kapsama Alanı Var mı? Kriz yönetiminde önemli olan bir diğer husus kapsama alanı… Yani, kriz kimleri birinci derece, kimleri ikinci derecede, kimleri üçüncü, dördüncü, beşinci derecede ilgilendiriyor? Ve bu ilgilenenler ne derinlikte bilgi ve ilgi bekliyorlar? Hangi zamanlama dilimleri içinde bu bilginin akışının sağlanması gerekir? Tüm bu soruların yanıtları etkin bir planın parçası haline dönüştürülebildiği oranda etkin bir kriz yönetiminden söz edilebilir. İletişimde dikey ve yatay entegrasyonun tüm sosyal ortakları kapsamasından çok, krizin muhatap aldığı kesimleri önceliklendirmesi, sonuca gitmek ve kaynakları kullanmak açısından önem taşımaktadır. ICM, aşağıdaki tablolarda da görülebileceği gibi, yönetimin, iletişim ve operasyonel yaklaşımlarının birbiri ile entegre edilmesi ve bunun etkin bir koordinasyona dönüştürülmesi ile kriz yönetiminin başarılı olacağını vurgulamaktadır.
|
|
e-mail: |
Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Hakkımızda | İletişim |