Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Linkler | Hakkımızda | İletişim

     

 

AİLE  ŞİRKETLERİ VE MÜESSESELEŞME

 

Türkiye’de kurulu bulunan işletmelerin şirket olsun yada olmasın ticari hayattaki görüntüleri, bunların müesseseleşemedikleri yönünde olmaktadır. Müesseseleşememe  Dünya’da  çoğunlukla Aile Şirketlerinde görünmekte  ise de, Türkiye’de kurulan şirketlerin çoğunluğunda bu durum kendisini göstermektedir.

 

Müesseseleşememe doğal olarak işletmelerin ve özellikle aile şirketlerinin kısa ömürlü olmaları sonucunu  doğurmaktadır.

 

A.B.D'de yapılan bir araştırmaya göre, birinci kuşakta son bulan aile şirketi sayısı oranı % 80, ikinci kuşağa ulaşanların  oranı % 16, üçüncü kuşak ve sonrasına devam edenlerin sayısı ise ancak % 4 olmaktadır.  Ülkemizde bu konuda yapılmış bir araştırma bulunmamakta.  Ancak Türk toplumunun kültür yapısının, kendi kurduğu  bir işi başkasına emanet etmeye  yatkın olmadığı gerçeği altında yukarıdaki oranların üzerinde bir sonuç bulunacağı rahatlıkla söylenebilir.

 

Dünyada aile şirketlerinin ortalama yaşam süresi 24 yıl olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de ise bu durum Dünya ortalamasının çok altındadır.

 

Müesseseleşememiş, aile şirket olarak kalmış bir şirketin yaşam süresi Dünya’da genelde 4 nesil olarak kabul edilmekte iken Ülkemizdeki kuruluşlarda bu süre çoğunlukla ilk nesille kısıtlı kalmaktadır.

 

Bunların yanında gene Türk insanındaki işi paylaşamama duygusu, ben faktörü ve  feodal yapının, aile şirketlerinin müesseseleşmelerinin önünde engel olduğunu kabul etsek dahi aile  şirketlerinin Dünya’da da uzun ömürlü olmamasının tamamen insan karakterine ve faktörüne bağlı bulunduğunu söyleyebiliriz.

 

Büyük görünümdeki bir çok firmaların dahi, kurucularının iş hayatından çekilmesi ile, ömürlerini tamamladıkları,  müesseseleşmenin oluşmadığının bir göstergesidir.

 

Gerek Aile Şirketleri görünümündeki,  gerekse ortaklık halindeki  kuruluşların  tamamında müesseseleşme,  bu kuruluşların uzun ömürlü olmalarını, ekonomiye faydalarının sürekli olmasını ve zaman içinde köklü  firmaların çoğalması sonucunu doğuracaktır.

 

Türkiye’deki firmaların gerek şahıs, gerekse şirketlerin müesseseleşememelerindeki etkenlerin incelenmesi  ve sonuçlarının gelecek için örnek olması açısından  bilinmesi gerekmektedir.

 

Aslında en az bir doktora tezi seviyesinde araştırılarak Müesseseleşmenin oluşmamasının  sebeplerinin irdelenmesi

 

- müesseseleşmenin faydalarının ve

- müesseseleşememenin mahzurlarının ortaya konulması gerekmektedir.

 

Türkiye’deki firmaların müesseseleşememelerinin genel olarak nedenlerinden ilk akla gelebilenler

şu şekilde sıralanabilir.

 

- İnsanlarımızdaki kültür yapısı : İşi paylaşamama duygusu. Ben faktörü. Türkiye’deki feodal yapı, Profesyonel kişilere tahakküm etme dürtüsü. vb. gibi insanlarımızın genel yapısından kaynaklanan sebepler.

- Zaten kısıtlı olan işletme sermayesinin paylaşılamaması.

- Uzağı, geleceği görmedeki eksikliklerimiz.

- Uzman kişi eksikliklerimiz.

- Küçük sermayeler ile kurulan KOBİ niteliğindeki işletmelerin çoğunlukta bulunması.

- Tarıma dayalı ekonominin ağırlıklı olması

- Taşrada, büyümenin daha yavaş ve kısıtlı şartlar ile gerçekleşiyor olması

-Türkiye’de kayıt dışı ekonominin fazla olması dolayısıyla, insanların sırlarını paylaşmayı istememeleri,

 

gibi sebeplerden dolayı müesseseleşme oluşmamaktadır.

 

 

Sayfa: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6

 

 

 e-mail:
mentesoglualper@hotmail.com

   Ana Sayfa | Sorularınız | Üyelik | Ziyaretçi Defteri | Linkler | Hakkımızda | İletişim